yıkıcı bir gürültü ile kendime geldim ben. sen nasıl düşüncelerde yaşıyordun duygularını bu kez bilmiyorum ama tek ebe tek kör bendim.
matematikte saymayı öğrenirken öğrendiğimiz diğer bir şey ise elma ile armutun aynı kümede olamayacağı idi. öyle ki biz bunu bilerek ikisinde de ortaya çıkmamızı temenni ederdik. birinde saklı kalmak mesele iken bunun üzerini çizdik, yeniden yazdık kuralları... saklambaçta kaybolmaca yoktur.
sağa sola koşturdum, yatağın yanına masanın altına, gardırop içine perde arkasına baktım... sen benim gitmemden ben senin gitmenden korkardık. bulamamıştım. seni kaybetmiştim.
buna inanmayarak çıktım kapıdan ve basamaklarda görünce seni duvara dayanmış otururken, önce sevindim sonra kızdım. kapıdan çıkman tüm korkuları yendiğini, gitmek istediğini söylerken orada oturup da kaldığını düşünmek herşeyi unutturup mutlu edecek kadar güzeldi, serindi....
oyunu ve oynananları unutmuş gibi oturdum yanına, ellerin de serindi.
yediğim en büyük kazık, yaşadığım en büyük aşk ve uğradığım en büyük hayalkırıklığı...
ruhun ve bedenin özgürlüğe teslim, bana uzaktın sen.
tek ebe, tek kör bendim oyunda...
bulmuşlar bizi koyun koyuna, sen donuk ben sana yaşam öpücüğü vermeye çalışırken.















Comments
--
paaat! aaayy!
ovv (: teşekkür ederim gururum okşandı
Previous PageNext Page